Przykłady użycia
Na tej stronie znajdziecie wiele przykładów przetłumaczonych zdań zawierający "granice rozmyte" od Język polski do turecki.
Wyszukiwarka tłumaczeń. Przykładami są wprowadzane przez użytkowników, a także zebrane z zewnętrznych stron internetowych..
10 Przykłady zdania
- Profesör Bob Wang ve ekibi, bulanık tahminlerin birleştirilmesi durumunda ne olacağı ile ilgili bilgisayar simülasyonları yapmış, hafif trafikte bile arabalar sadece GPS verilerini paylaştığında, ve biz de bu araştırmayı bilgisayar simülasyonundan çıkarıp şimdiki arabalarda da olan robotların şu hakiki sensörlere sahip olduğu bir robotlu test ortamına taşıdık stereo kameralar, GPS, iki boyutlu lazer mesafe ölçerler yanaşma sistemlerinde yaygın bulunurlar.
- O bir yarı uyku devlet kısmen harcanan tüm gece orada kaldı onun açlık sürekli kısmen bir devlet onu bir başlangıç ile uyandı, ancak tüm açan, endişe ve bulanık umutlarını, Sonuç şu an için o sakin ve sabırlı bir şekilde tutmak zorunda kalacağını ailesi için büyük dikkate onun mevcut sıkıntılara tahammül durum şimdi bunları neden zorunda kaldı.
- Doku bu kontrol doku oranını belirler. Bu değer çok veya az doku oranı belirtebilir. Azaltıldığında dokular gürültülü ve bulanık bir hale gelir, çoğaltıldığında doku güçlendirilir fakat aynı zamanda gürültü artar. Görüntü köşelerine neredeyse hiç etkisi yoktur.
- Rüya zamanı, seni bulacağım Gölge gibisin, yenisin Sabahları iyi değilimdir Çok net görebiliyorum Geceyi tercih ederim Karanlık ve bulanık Karanlığın basması Işığın duraksaması
- Dünyanın çoğu yerinde sular bulanık, bu yüzden su altında hayvanları gözlemlemek çok zor, fakat Florida'nın hemen doğusunda, Bahamalar'ın güzel, temiz, sığ kumsallarında yaşayan bir yunus topluluğu buldum.
- Ama farzedelim ki bazı yabancılar bizim bulanık mavi küremizi kozmozda uzaktan sadece 40 yıldan beri değil, yeryüzünün 4.5 milyar yıllık tüm tarihi boyunca seyrediyor olsunlar,
- Aynen bu cümleyi Bernard de Chartres'in bir söyleminden uyarladığı gibi. Bölümde bu fikri ve... orijinal olan ile olmayan arasındaki bulanık görüntüyü irdeleyeceğiz.
- Yani 10 santim uzağımdaki bu hayvana bakıyorum, o zamanlar gözlerim o kadar yakına odaklayabiliyordu şimdi parmaklarımı bulanık görünce, yaşlandığımı anlıyorum.
- Bu resim size bulanık koca bir leke gibi görünüyor olabilir, ama aslında beni bu konuda çok heyecanlandıran resimlerden biri doğru yolda olduğumuzu hissetmemi sağladı.
- Eğer gerçekten uzaklaşırsam bulanıklaşıyorum. Bunun gibi bulanık benekler elde ediyorsunuz bunlar gözlere belki de sadece çok çok soyut bir şekilde benziyor.
Słownik Wpisy takie jak granice rozmyte w języku tureckim
Synonimy granice rozmyte w języku tureckim
sınırı Sınırı sınırdan çizgiyi sınırını bulanık direği ışıklı sönen geçeceksin